BURDUR İL MÜFTÜLÜĞÜ
Cuma Hutbesi
16.04.2010

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

قُلْ إِن كُنتُمْ تُحِبُّونَ اللّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

 

PEYGAMBER SEVGİSİ

Muhterem Müslümanlar!

Hz. Peygamber Efendimiz başta olmak üzere peygamberlere inanmak ve onları sevmek imanın temel şartlarından birisidir. Çünkü peygamberler Yüce Allah tarafından seçilmiş ve terbiye edilmişlerdir. Kendisine tabi olanları daima en doğruya götüren birer kandil hükmünde olan Peygamberlik müessesesinin son halkası ise sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed Efendimizdir.

Değerli Müminler!

Hz. Muhammed efendimiz, bütün insanlar için rahmet olarak gönderilmiştir. Bu sebeple O, bütün bir beşer ve özellikle Allah’a ve ahiret gününe inananlar için en mükemmel bir örnektir. Hz. Peygamberin hayatı incelendiğinde görülecektir ki O, Allah’a gönülden bağlanmanın, insanlara sırf insan oldukları için sevgi ve saygı duymanın, intikama muktedir iken affetmenin en güzel örneklerini vermiştir. Sabrın, merhametin, alçak gönüllülüğün, aile reisliğinde anlayışın, idarecilikte sorumluluk duygusunun, askerlikte ileri görüşlülüğün, çocuklar, yetimler ve güçsüzlerle ilgilenmenin en eşsiz örnekleri onun hayatındadır. Hiç şüphesiz ki Allah sevgisinden sonra sevgiye en lâyık olan Hz. Muhammed (s.a.v)'dir. Zîrâ Yüce Allah bir ayet-i kerimede Hz.Peygamber (s.a.v)'e hitâben şöyle buyurmaktadır: “(Ey habibim!) De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki  Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir.”[1]

O halde, gerçek bir mü’min kendisine örnek edineceği bu ideal insanı Yüce Allah’tan sonra kendi canından, malından, her şeyden ve herkesten daha çok sever ve O’nu kendisine rehber edinir. O’nu gereği gibi sevmez ve emirlerini yerine getirmezse O’na olan imanı elbette anlamsız kalacaktır. Yüce rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından

korktuğunuz bir ticâret ve beğendiğiniz meskenler size Allah’tan, peygamberinden ve onun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah’ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah fasık topluluğu doğru yola erdirmez [2] buyurmuşlardır.

Sevgili peygamberimiz de bir hadisi şeriflerinde;Sizden biriniz beni annesinden, babasından, çoluk- çocuğundan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiş olamaz[3] buyurarak bu sevginin gerekliliğine işaret etmiştir.

Aziz Müminler!

Kim benim sünnetimi ihya ederse beni sevmiş olur. Beni seven de cennette benimle beraberdir.”[4] diyen sevgili Peygamberimizi canımızdan ve tüm sevdiklerimizden daha çok sevmek, ancak O’nun yolunda gitmek ve sünnetini tatbik etmekle olur. Onun adı anıldığında ona salavat getirmek ve duada bulunmak da ona olan sevgimizin bir gereğidir. Zira O,  yanında adı anıldığı halde kendisine salât-ü selâm getirmeyen kimseyi cimri olarak isimlendirmiştir.”[5]

Hutbemi sevgili peygamberimizin bir hadis-i şerifi ile bitirmek istiyorum. “Üç özellik vardır ki bunlar kimde bulunursa o, imanın tadını tadar: Allah ve Resulünü herkesten fazla sevmek, Sevdiğini Allah için sevmek, Allah kendisini küfür bataklığından kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmeyi, ateşe atılmak gibi çirkin ve tehlikeli görmek[6]

Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Yunus AKKAYA’nın vaaz projesinden derlenmiştir.

 

 

 

16 NİSAN 2010



[1] Al-i İmran, 3/31

[2] Tevbe, 9/24

[3] Buhari, Sahih, İman, 2/8 (I;9)

[4] Tirmizi, Sünen, İlim, 39/16 (V;46)

[5] Ahmed b Hambel, Müsned, I, 201

[6] Buhari, Sahih, İman,2/9 (I;9)