BURDUR İL MÜFTÜLÜĞÜ
Cuma Hutbesi
02.04.2010

 

لَقَدْ جَاءكُمْ رَسُولٌ مِّنْ أَنفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُم بِالْمُؤْمِنِينَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ

CANLILARA MERHAMET

Muhterem Müslümanlar!

İnsanları birbirlerine yaklaştıran ve bağlayan, katılaşmış kalpleri yumuşatan, insanlar arasındaki kin ve düşmanlığı eriten, nefretin yerine sevgi ve muhabbeti getiren, en önemli vasıflardan birisi de merhamettir. Acımak, esirgemek, korumak, sevgi göstermek, yardım etmek, tüm yaratılmışlara sevgi ile yaklaşmak, onları kötülüklerden korumak ve bağışta bulunmak gibi anlamlara gelen merhamet, yüce Allah’ın isimlerinden biridir. İnsanlardaki merhamet de Allah'ın rahmetinin bir tecellisi, bir yansımasıdır.

Şefkat ve merhamet, toplumsal yaşamımızın temel gereklerindendir. Kur’an-ı Kerim’in sure başlarındaki besmelelerde Yüce Allah’ın Rahman ve Rahim olduğunun ilânı ve Peygamberimiz Hz Muhammed’in de:   “İnsanlar için bir rahmet olarak’’[1] gönderildiğinin dile getirilmesi bu konuya dinimizin verdiği önemi göstermektedir.

Değerli Müminler!

Allah'ın merhamet niteliğinin bir sonucu olarak insanlara gönderilen peygamberlerin en önemli özelliklerinden birisi de merhametli olmalarıdır. Bu konuda Ku’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır: "Ey mü'minler! And olsun ki size içinizden, sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelen, size düşkün, mü'minlere şefkatli ve merhametli bir peygamber gelmiştir’’[2]

Âlemlere rahmet olan peygamber efendimiz çocuklara, yaşlılara, hastalara, dul ve yetimlere, kimsesiz ve güçsüzlere, kölelere, hayvanlara, tüm canlılara büyük bir şefkat, sevgi ve merhamet beslemiş, bu konuda da bizlere en güzel örnek olmuştur.

O (SAV),  “Günahkâr bir kişinin, çok susamış bir köpeğe zor şartlar altında su temin ettiği için Allah tarafından bağışlandığını, bir kediyi hapsederek açlıktan ve susuzluktan ölmesine yol açan bir kadının da cehennemlik olduğunu bizlere haber vermektedir.’’[3]

Müslüman’ın şefkati, öncelikle müminleri kucaklamalı, daha sonra diğer insanları ve hayvanları da içine almalıdır. Rahmeti gazabına galip gelen, insana ana-babasından daha şefkatli davranan yüce rabbimizin kulları olan biz müminlere; merhametsizlik, katı kalplilik, acımasızlık yakışmaz. Bize yakışan; Yüce Rabbimizin yarattığı tüm mahlukata karşı şefkat ve merhametle muamele etmektir. Hutbemi Peygamber Efendimiz’in şu hadisi şerifi ile bitiriyorum “Rahman, merhamet edenlere merhamet eder. Yeryüzündekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin. Merhamet etmeyene merhamet olunmaz’’[4]

 

Hazırlayan: Hüseyin HASYILMAZ

                    Çatak Köyü Cami İmam Hatibi                                                                    ALTINYAYLA / BURDUR

 

 

 

 

 

 

02 NİSAN 2010


[1] Enbiya 107

[2] Tevbe 128

[3] Buhâri, Şirb 9, Vudü 33, Mezâlim 23, Edeb 27; Müslim, Selâm 153, (2244); Muvatta, Sıfatu'n Nebi 23, (2, 929-930); Ebü Dâvud, Cihâd 47, (2550).

[4] Tirmizi, Birr; 16.