BURDUR İL MÜFTÜLÜĞÜ
Cuma Hutbesi
18.06.2010

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

إِنَّ هَـذَا الْقُرْآنَ يِهْدِي لِلَّتِي هِيَ أَقْوَمُ وَيُبَشِّرُ الْمُؤْمِنِينَ الَّذِينَ يَعْمَلُونَ الصَّالِحَاتِ أَنَّ لَهُمْ أَجْرًا كَبِيرًا

KUR’AN’I OKUMAK VE ANLAMAK

Muhterem Müslümanlar!

Yüce Rabbimiz, sözlerin en güzeli olan Kur’an’ı, okuyup anlamaları ve gereğince amel etmeleri için kullarına göndermiştir. Sonsuz bir ilim, hikmet ve saadet kaynağı olan Kuran; nuru ile âlemleri aydınlatan, ruhlara şifa veren, insanların güçlü bir vicdana ve sağlam bir imana sahip olmasına vesile olan, akılları ve gönülleri aydınlatan, akıl ve vicdanı açık olan her insana hitap eden, onları doğru yola ileten yüce bir kitaptır   Okunmak ve anlaşılmak, ayetleri üzerinde derin derin düşünmek için gönderilmiştir. Nitekim Kur’an’da: “(Bu Kur’an), ayetlerini düşünsünler, tam akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz hayır ve bereketi bol bir kitaptır.”[1] buyrulmaktadır. Yaratanı, âlemi ve geçmiş nesilleri tanıtan Kur’an, küfür ve isyan kirleriyle kararmış, şefkat ve merhamet duygularından mahrum, insani hislerden uzak olan kalpleri yumuşatır, hidayete açar. Kalbi, imanın barınacağı bir yer haline getirir.

Değerli Mü’minler!

Kur’an; inanarak okuyanlar için rahmet ve hidayettir; bir şifa kaynağıdır. En doğru yol Kur’an yoludur.  Kur’an, tüm insanlığa rehberdir. Kur’an’a uyan asla dalâlete düşmez. Ona kim inanır, onu kim okur ve hayatında uygularsa o kimse artık yalan söylemez. İki yüzlülük yapmaz. Kimse ile alay etmez. Kimseye zulmetmez. Cana kıymaz. Fuhuş yapmaz. Rüşvet bilmez ve faiz yemez. Onu okuyan, okuduğunu anlayan ve ondan anladıklarıyla amel eden Kur’an’ın şefaatine mazhar olur.

 

 

 

“Gerçekten bu Kur’an, kendisine sıkıca tutunanları doğru yola iletir ve salih amellerde bulunan mü’minlere kendileri için muhakkak büyük bir mükâfat olduğunu da müjdeler.”[2] 

Kur'an’ın getirdiği genel prensipler, anlattığı tarihî olaylar ve kıssalar ve içerdiği hükümlerin

hepsi insanı dünya ve ahiret saadetine ulaştırmak içindir. Onu anlamadan hayata geçirmek, üzerinde düşünmeden ibret ve dersler almak, fikir plânında incelemeden hikmetlerinden yararlanmak mümkün değildir. Kur'an'a tam olarak uymanın ve gösterdiği yoldan gidebilmenin en önemli şartı, onu doğru olarak okuyup ruhunu ve özünü kavramakla mümkündür.

Aziz Müslümanlar!

Hz. Muhammed’in (s.a.s) yaşantısı Kur’an idi. O Kur’an’ı hem okuyor, hem tebliğ ediyor ve kendisi de bizzat yaşayarak örnek oluyordu. Efendimiz’in muhteşem ahlakı, bugün onu kitaplardan öğrenen bizleri nasıl hayran bırakıyorsa, O’nunla aynı zamanı ve mekânı paylaşan bahtiyarlar topluluğu olan Sahabeyi daha fazla hayran bırakıyordu

İşte o hayranlığın bir neticesi olarak; sahabeden biri Hz Aişe validemize; “Ey Müminlerin annesi! Efendimizin ahlakı nasıldı?” diye sormuştu Aişe validemiz: Siz hiç Kur’an okumuyor musunuz?” diye soruya, başka bir soru ile karşılık vermiş ve sözünün sonunda da: O’nun ahlakı Kur’an idi [3] demişti.

 Hazırlayan: Arif KAYAHAN

      Gazi Camii Müezzin-Kayyımı

                     MERKEZ BURDUR

18 HAZİRAN 2010

[1] Sâd 38/ 29

[1] İsrâ 17/ 9

[1] Müslim, Müsafirin, 139

8/ 29