BURDUR İL MÜFTÜLÜĞÜ
Cuma Hutbesi
14.05.2010

ثُمَّ لَتُسْأَلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّعِيم

GENÇLİĞİMİZ GELECEĞİMİZDİR

MuhteremMüslümanlar!
Allah Teâlâ insana birçok nimetler bahşetmiş, bu nimetlerin kullanma sorumluluğunu da kişinin kendisine yüklemiştir. Gençlik de bu nimetlerin en önemlilerinden birisidir. Kişi kendisine verilen nimetleri nasıl kullandığından hesaba çekileceği gibi gençliğini nerede ve nasıl harcadığından da sorguya çekilecektir Nitekim Kur’ân-ı Kerim’de; “O gün, hepiniz bütün nimetlerden sorguya çekileceksiniz” (1) buyrulmuştur.

Aziz Müminler!

Dinimiz İslam, gençlerin ilim, fikir ve sanat bakımından iyi yetiştirilmelerini istemektedir. Aynı zamanda da sorunlarını hoşgörü ve anla­yışla karşılayıp, bunlara çözümler bulunmasını ve gençlerin iyi bir ahlâka sahip olmalarını hedeflemektedir Dinimiz, bunun sorumluluğunu da başta ana baba olmak Yetkililere ve toplu­ma yüklemektedir Nitekim Peygamberimiz(s.a.v.), kişilerin sorumluluklarını hatırlatırken şöyle buyurmuştur:  “Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüğünüzden sorumlusunuz.”(2)

Aziz Müminler!

Hadisi Şeriften gençlerimizle ilgili maddi ve manevi alanda yerine getirilmesi gereken birçok önemli hususun olduğunu anlıyoruz.

Gençlerimizin manevi hayatlarının gelişmesinde özen göstermemiz gereken en önemli sorumlulukların başında iman, inanç ve güzel ahlakın tesisi gelmektedir.

Eğer gençlik ihmal edilir, iyi eğitilmez, uyuşturucu, alkol, sapık akımlar veya tembellik gibi bir hastalığın ağına düşmeye müsait bir ortamda kendi başına bırakılırsa pek çok problem ve sıkıntılarla karşı karşıya kalınır ve toplumun geleceği de tehlikeye girmiş olur .

 

 

Değerli Müminler!

Bir ülkenin geleceği, en büyük enerjisi gençliktir. Gençliğin başıboş bırakılması, milli ve manevi değerlerden yoksun olarak yetiştirilmesi, geleceğimiz için büyük sıkıntılar doğuracaktır.

Gençler, meyve vermeye hazırlanan bir ağaç gibidir. İlgi gösterilirse en güzel meyveleri alma imkânı vardır. Bu sebeple gözümüzün nuru, ailelerimizin neşesi ve toplumumuzun geleceği olan gençlerimize sahip çıkmalı, onlara değer vermeli, görüş ve önerilerine saygı duymalı, milli ve manevi değerlere bağlı bir hayat tarzı benimsemeleri için gerekli tedbirleri almalıyız. Ana-baba olarak bizler, başta kendi çocuklarımız olmak üzere, bütün gençlerin ıslahı için çalışmalı, uygun davranış şekillerini kendilerine kazandırmalı, milletimiz ve vatanımız için faydalı birer insan olmaları için gayret göstermeliyiz.

Hutbemi Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadis-i şerifleriyle bitiriyorum: “Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez.(3) “Çocuklarınıza güzel davranıp iyilik ve ikramda bulununuz. Onları en güzel şekilde terbiye ediniz.”(4)

 

Hazırlayan: Abdurrahman AŞIK

                   Mrk.Çarşı Camii İ.H.

                    Karamanlı/BURDUR

 

14 MAYIS 2010

-----------------------------------------------

1-Tekasür, 102/8

2- Buhârî, Cum`a 11, İstikrâz 20, İtk 17, 19, Vesâyâ 9, Nikâh 81, 90, Ahkâm 1; Müslim, İmâre 20.

3-Tirmizî, Birr, 33

4- İbn Mace, Edep, 3,c.2/1211