BURDUR İL MÜFTÜLÜĞÜ Cuma Hutbesi 21.05.2010 |
الَّذِي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيَاةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلاً وَهُوَ الْعَزِيزُ الْغَفُورُ ENGELLİLERİ ANLAMAK VE ONLARA DESTEK OLMAK Muhterem Müslümanlar! Allah Teala, insanı en güzel şekilde yaratmış ve kendisine kul olmasını istemiştir. İnsan kıymetli bir varlıktır. Allah, insanları ahlakı ve ameli yönden değerlendirmektedir. Ahlakı ve ameli güzel olan insan, Allah’ın yanında makbul bir kuldur. Rabbimiz insanları güzel ahlaklı olup olmadıkları ve yararlı işler yapıp yapmadıkları yönünden değerlendirir. Peygamber Efendimiz(s.a.v) bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: “Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve yaptıklarınıza bakar.”(1) İnsan fizik yapısı itibariyle güzel bir şekilde yaratılmış olabilir. Bugün güzel bir fiziğe sahip olan insan, yarın herhangi bir kaza sonucu bu güzelliğini kaybedebilir. İnsan olarak hepimiz acı ve tatlı olaylarla karşılaşabiliriz. Bu gün sahip olduğumuz imkânlarımız, yarın elimizden alınabilir. Bugün zengin olan yarın fakir, bugün fakir olan yarın zengin olabilir. Dolayısıyla önemli olan insanın ameli ve kalp güzelliğidir. Muhterem Kardeşlerim! Ülkemizde binlerce engelli vatandaşımız vardır. Bu kardeşlerimize karşı duyarlı olmak, gerekli ilgiyi göstermek ve her konuda onlara yardımcı olmak hepimizin insani ve İslami bir görevidir. Bizler bu insanlara destek olur, yardım edersek ve sıkıntılarını giderirsek, Allah da bize yardım edecek ve sıkıntılarımızı giderecektir. Bundan hiç şüphemiz olmasın. Bakın Peygamber Efendimiz (s.a.v) ne buyuruyor: “Bir kimse Müslüman kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, Allah da ona yardım eder. Bir kimse bir Müslüman’ın sıkıntısını giderirse Allah da onun kıyamet günü sıkıntılarından birini giderir.” (2) Muhterem Kardeşlerim! Allah Teala her şeye gücü yetendir ve her şeye kadirdir. Bizler de bir gün hasta ve engelli olabiliriz. Nice insan vardır ki, sağlıklı bir halde iken trafik kazası ya da iş kazası sonucu veya bir hastalık neticesinde engelli duruma düşmüştür. Dolayısıyla bu konuda daima bilinçli ve duyarlı olmak durumundayız. Fert ve toplum olarak sivil toplum örgütleri, kamu kurum ve kuruluşları olarak bu konu ile yakından ilgilenmeliyiz. Hepimiz üzerimize düşen görevleri yerine getirmeliyiz. Doğuştan veya sonradan engelli olan çocuklarımız mutlaka eğitilmeli ve okutulmalıdır. Engellilere iş imkânı sağlanmalı ve onlar sosyal hayata kazandırılmalıdır. Muhterem Müslümanlar! Bir insanın engelli olması, onun birtakım haklardan mahrum bırakılmasını gerektirmez. Herkes, insan olmanın onurunu yaşamalıdır. Bu sebeple engelli kimselere güçleri ve imkânları nispetinde sorumluluk yüklemek, insan haklarına saygının, hak ve adaletin bir gereğidir. Engellilerimizin de yeteneklerini ortaya koymaları, toplumda hak ettikleri yeri almaları ve haklarına sahip çıkmaları, onların en tabii hakkıdır. Diğer insanlarımızın ise onları hayatın bir parçası olarak görmeleri ve onlara yardımcı olmaları dinî ve insanî bir görevidir. Değerli Müminler! Allah, insanları kimin daha güzel amel işleyeceği ve kimin daha güzel işler yapacağını sınamak için hayatı ve ölümü yaratmıştır. Bu durum Kur’an-ı Kerim’de şöyle anlatılmaktadır: “Mutlak hükümranlık elinde olan Allah, yüceler yücesidir ve onun her şeye gücü yeter. O ki hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için, ölümü ve hayatı yaratmıştır. O mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.”(3) Dereköy Camii İmam-Hatibi KARAMANLI-BURDUR 2. Müslim, Birr 72. Ayrıca bk. Buhârî, Mezâlim, 3; Ebû Dâvûd, Edeb 38; Tirmizî, Birr 19; İbni Mâce, Mukaddime 17 3.Mülk Suresi.1 Ve 2 Ayet